Geven deyip geçmeyin sakın

Geven deyip geçmeyin
sakın!

 

M. Kemal AYÇİÇEK

 



www.karadenizolay.com

(özel)-Öyle ya şehirlerde oturan insanlara “geven nedir” diye
sorsanız bilmez bunu ama kırsal alanları azcık bilenler bile
Geven (Astragalus),’in ne olduğunu bilir. Oysa Çin’de Ginseng
diye bilinen bitkinin bir çeşidi de bizde geven aslında.Bizim
Geven dediğimiz bitkinin  literatürlerdeki adı Astragalus
membranaceus’tur. Burada yazıyı yazmaktaki amacım sakın ola
Geven konusunda haddimi aşmak değil, Geven’i nasıl bildiğimizi,
tanıdığımızı ve gevenle olan ilişkimizi aktarmaktan ibarettir.
Tabi yeri gelmişken elbette Geven’in öyle bizim
umursamazlığımızdan da kıymetli bir bitki olduğunu da
aktaracağım. Şifalı bitkiler arasında örneğin anne sütünü bile
artırdığını ben bile yeni öğrendim.

 

 Bende bilmiyordum daha
ilk okul çağlarımız. Bizim için “Yayla” olan ama normalde sadece
yaz mevsimlerinde gittiğimiz  Bayburt’un  bir köyündeyiz. Orada
ekmek sadece tandır da pişiriliyor.fırınlı sobalar var ama onlar
daha sonra. Tüm köylü ekmeğini ya somun ya da lavaş diye
bildiğimiz ekmeği tandır da yapıyor. Tandırların yanması ise
tezekle tabi. Tezeği bilenler bilir, kırsal alanlardaki kömür
yani. Annem, tandırı alıştırmak için kullanır Geven’i. Yaz
başında annemlerle bir keresinde geven’e gitmiştik. Sefiye teyze
değildi de, Şişe ablamı, Asiyse ablamı yoksa Şehriye ablamıydı
tam hatırlamıyorum ama  Domuzdere diye adlandırdıkları köyün
aşağısındaki bir yere gitmiştik. Elmaçayır’ın Gondolot tarafında
bir yamaçtı. Geven yükte hafif olunca gün akşama kadar yaptığın
Geven’i bir yük yapıp taşıyabiliyorsunuz tabi.

 

Bir suyun başında öğle
yemeğini yediğimiz hatta bir ok yılanının bizim dağ armudu
dediğimiz Ahlat ağacının gövdesine sarılı olduğu halde biz doğru
ıslık çaldığını ve annemlerin kazmalarla onu öldürmek istemesi
üzerine de dere yatağına uçup gözden kaybolduğunu hiç unutmam.
İşte o kökleri toplağa derinlemesine inen boyu posu olmayan
bodur bir bitkiydi Geven. Sadece tandır ve sobayı yakmak için
ateş alıştırmakta adeta bir çıra yerinde kullanılıyordu.
Sonraları Geven’in sadece erozyonu önlemede önemli rol oynadığı
ve bu yüzden de yasaklandığını biliyorum. O yasak konduğunda da,
yasağı mantıksız buluyordum ve “köylünün bir geveni var, onu
bile çok görüyorlar “diye kızdığım olmuştu. Ama annem de sadece
Geven sakızı nı hatırlıyorum galiba. Ona Kitre deniyordu.
Yapışkan özelliği vardı, Geven köklerinden akan beyaz bir
sıvıydı. Yapışkanlığı da olunca o dönemler ya çam sakızı ya da
geven kökündeki o sıvı yani Kitre, sakız olarak
çiğnenirdi.(Geven – Kök sakızı – Çiğnenerek – Bademcik
iltihaplarında) Tabi o zamanlar bu geven sakızının bademcik
….. devamı için

http://www.karadenizolay.com/haber/660-saglik-geven-deyip-gecmeyin-sakin.html

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s