M. Kemal AYÇİÇEK – Ağustos 2008
www.karadenizolay.com (Özel)-Muazzez’in kulakları çınlar şimdi. Çınlasın, o kulaklar, çınlamayı hak ediyor zaten! Öyle ya onu yazacağım. Güya tatile çıkmışlar, eşi, kız kardeşi ve oğluyla. Mihmandarlık yapacağım onlara. Fakat, Halil’in dışında tanıdığım yok. Halil’i de 18 yıl önce KKTC’ye gittiğimde görmüştüm zaten.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) direk uçuşla geldiler Trabzon havalimanına, daha önce konuşmuştuk ama ben sürpriz olsun diye Halil’e “sizi ben alırım” dememiştim. Trabzon Havalimanı’nda inşaat çalışması var, yıllardır da bitmedi. Her taraf toz içinde, yoğun yolcu giriş çıkışı var ve trafik allak bullak. Otopark, eh işte var sayılır ama giriş çıkış ücreti 4 lira. Bu yüzdende yolcusu gelecek olan bir çok araç dışarıda bekliyor. Otopark’ta inşaat alanında olunca pek tercih edilmiyor.
Önce yurtiçin yolcuların giriş salonunda bir iki uçak yolcusu boşaldı ama bizim beklediğimiz misafirler yok, yolcular bitti. Salonda bir yaşlı kadın ve ben bekliyorum sadece. Sonra bir görevliye sormayı akıl(!) ettim, KKTC’den gelecek uçak geldi mi diye. Salonda panolar yok, hangi uçak gelmiş hangisi gidecek yolcu giriş salonundan belli değil. Sadece gidiş salonunda var pano ama o salona gidip bakıp, tekrar yolcu giriş salonuna dönmek de pek akıl kari değil ki.
İyi ki de sormuşum meğer, KKTC’den gelen uçak yurtdışından gelen dış hatlarda yolcu boşaltıyormuş ama gecikmeli geldiğinden bende yurtiçi gelen yolcu salonundaki boşuna bekleyişimden zararlı çıkmadım. Sonra dış hatlar gelen yolcu salonunun önünde beklemeye başladık. Kimi anne ve babalar, asker çocuklarını bekliyorlarmış, onların sarılışından anlıyorsun o coşkuyu, özlemleri ve hasretleri eş ve çocuklarıyla kavuşmalarında belli ediyor askerleri. Ama bizimkiler hala yok, belli ki ağırdan almış ve en son çıkacak yolculardan olacaklar.
Nitekim öyle de oldu. Nihayet gözüktüler. Halil, eşi Muazzez, baldızı Sevgi ve oğlu Çağatay Doğan. Tabi KKTC’den Trabzon’a gelen insan, Trabzon’daki yoğun rutubetin hissettirdiği sıcaklıktan hemen etkileniyor. Hemen yaylalara çıkmak istiyorlar. Ama bunu isteyen öncelikle Çağatay ve teyzesi sevgi.
Halil, KTÜ’den 1990 mezunlarından.Karadeniz gezisine karar vermeden önce ellerine ne geçmişse okumuşlar.Anadolu kültür, Doğa ve keşif seyahatleri gibi kategorilerden hangisiyle gitsek de demişler. Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Erzurum, Erzincan, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Macahel, Ayder, Uzungöl, Kafkasör, Zigana, Sümela, İnebolu, Abana , Ayancık, Çatalzeytin, Boztepe’yi kapsayan 10 günlük “Karadeniz yaylalar” turu mu? Yoksa, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Kastamonu, Amasya, Uzungöl, Kümbet yaylası, Sümela, Ovit , Ayder, Kafkasör, Sarp sınır kapısı, Hamsiköy, Zigana, Ilgaz, İnceburun, Safranbolu’yu kapsayan …… devamı için http://www.karadenizolay.com/haber/281-dogu-karadeniz-evleri-gezmek-yurek-ister.html tıklayınız