Sırma’nın Ankara’dan Trabzon’a gelme hikayesi

Sırma’nın Ankara’dan Trabzon’a gelme hikayesi

 

M. Kemal AYÇİÇEK – 8 Aralık 2008

 

www.karadenizolay.com (Özel)-Babamı bilmiyorum ama annemden iki aylıkken ayrıldığımı dün gibi hatırlıyorum.insan denen mahluklardan biri, güya ağabeyimin asıl sahibi. Önce bir telefon görüşmesi yaptığını duyar gibi oldum. Gerçi insan denen o mahlukları daha yeni yeni tanımaya başlamışım ama hep o ağabeyimin sahibini görüyordum.

 

İstemeden de olsa o kulak misafiri olduğum ağabeyimin asıl sahibinin telefon konuşmasında sanki beni vermek için birisini aradığına tanık oldum. İşte o an sanki başımdan aşağıya sıcak su döktüler. Fena oldum. O ilk görüşmesinde net bir sonuç alamadı. Karşı tarafta konuştuğu her kimse, o da o’na “abi” diyordu. Onu anladım sadece..sonra bir başkası için tekrar “abi” dendiğini duydum.

 

Hani ağabeyimin asıl sahibi olmasa o kadar güvenmeyeceğim kendisine ama ağabeyime çok iyi bakıyordu. Görecektiniz onların boğuşmalarını, kavga ediyorlar adeta. Bir keresinde ağabeyimi yere yatırdı ve sırtüstü boğazladı da ama ağabeyim o’nu iyi tanıdığı için ufacık bir kelle numarasıyla kurtuldu. Sonra o ağabeyimin peşi sıra çok koşturdu zaten ama onların ki oyundu biliyorum ve nasıl anlattıklarını merak ediyordum.ama dedim ya o’na güvenim, bu ağabeyimle olan yakın alakasındandı. Babama güvenmezdim o kadar. O adam işte aldı beni, güya sevdi, okşadı sonra da bir karton kutuya yerleştirdi.

 

Türkiye’nin başkentindeyim, Ankara’da. Yani, düşünsenize koskoca ülkenin yönetildiği yer burası ve ben işte bu metropoldenim. Ama, o karton kutunun içine bir kap, kapın içine biraz (sevmediğim aslında) bişeyler (adlarını da bilmiyorum açıkçası) koydular. Benim yüreğim pıt pıt pıt diye atmaya başladı, bacaklarım titriyor. Her ne kadar kendime “yok bir şey, panikleme” diye teskin etmeye çabalıyorsam da olmuyor, buna engel olamıyorum ve bu titreme halen devam ediyor zaten. Hasta falan değilim ama ortalıkta bir şeyler dönüyor, bunun farkındayım.

 

Önce anneme sordum ama o da bilmiyor. Evet bir şeylerin olduğunu sandığını söyledi ama beni doğuran annemin tecrübesi vardır hani belki daha önce yaşamıştır belki farkındadır diye düşündüm ama yok, bu insan denen mahlukların işine akıl sır ermiyor yani. Neyse ben o akşam annemle  birlikteydim, bir de diğer kardeşim ama zaten benim küçük ağabeyim de ortalıktan kaybolmuştu. Sonradan büyük ağabeyimin sahibinin söylediğine göre o’nu Ankara’da birisine vermişlermiş.

 

Sonra ağabeyimin sahibinin ağabeyimle vedalaştığını gördüm. Ağabeyimin dilinden ben anlıyorum ama sahibim de anlıyor biraz. Hem onlar zaten iki yılı aşkın suredir tanışıyorlardı. Beni o kutuya koydular ve pat aracın arka kapağını küüt diye üzerine kapatmazlar  mı? Nereye götürüldüğümü bilmiyorum ama annemle de vedalaşamadık. Bilseydim yola çıkılacağını gider anneme son bir kez belki sıkı sıkıya sarılır ve belki azıcıkta memelerinden süt içer, kardeşimle azcık daha dalaşırdık. Ama buna fırsat bile bulamadım … devamını http://www.karadenizolay.com/haber/428-guncel-haberler-ankara39dan-trabzon39a-bir-yolculuk-hikayesi.html

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s