Tirebolu’da çaylar şirketten

www.karadenizolay.com
(Özel)-Tiryakileri vardır, onlar bilir. Bizim Taci abi mesela, Oner,
Hayati ve tabiî ki bizim Necati. Bu isimlerin geçtiği yerde ilk akla
gelen olur çay. Ordu’nun Medreseönü beldesindeki uzun saçlı
Nusret’te gelir akıllara tabi, namıdeğer “uzunsaçlı”. Ama yok ben
tüm o isimleri değil bu kez, bir fabrikanın uygulamasından söz
edeceğim. Güzel bir uygulamasından, hani “ insanlar, iyi şeylere
layıktır” ya, işte o hesaptan yola çıkarak. Bir bardak çay için
yetmiş kilometre yol gidilir mi? Ben giderim, damak tadını alıyor ve
bir yerde güzel çay varsa oraya gider ve o çaydan içerim. Bunu güzel
olan balık için de lahana çorbası için de hamsi tavası için de
yaparım zaman zaman. Güzel de oluyor.

 Gezmeyi çok seven biri olarak yola çıktığımda verdiğim anlık
kararlarla yol almayı severim. Rotayı yola çıkmadan değil, çıktıktan
sonra belirlerim yani. Öyle planlı seyahatlerin çok da önemi yok
benim için. Ruhum öyle ister ve de öyle rahat eder. Hele Karadeniz
sahil yolunun açılmasından sonra bir bardak çay içebilmek için
kilometrelerce yol gidilir ve buna da değer. Zaman zaman Rize’nin
Ziraat çay bahçesi denen yerde Çaykur’un Araştırma Müdürlüğü’nün
bulunduğu yer, bölgeye gelenlerin uğrak yeridir. Çay içmek için
nefis manzarası vardır. Farklı ülkelerden getirilmiş bitkilerle de
bezenmiş, donatılmış bir güzel arboratum sahasıdır da aynı zaman da
Rize’nin Ziraat Çay bahçesi. Demli çayınızı içerken ağaçları seyre
dalarsınız. Bizim
amcaoğlu Enver’in de favorisi olan Araklı’nın Kalecik mahallesindeki
bir kahvehane de de çayı güzel yaparlar ama belli ki Enver, benim
sözünü ettiğim çaycıların bir çoğundan habersiz. Yoksa sadece Rize
Ziraat te değil mesela, Çamlıhemşin’deki Avcılar kıraathanesindeki
çay da, veya Pazar’a geçmeden Balıklı köyündeki kahvede de çayı
güzel yapıyorlar. Sadece buralarda değil elbette çay demlemesini
bilenler ve çay içmesini sevenlerin bildiği bir çok yer vardır.
Rize’nin Pazar ilçesindeki yeni caminin altındaki çay ocağından da
söz etmezsem haksızlık etmiş olurum doğrusu. Bir bardak çay isteyip
de bir daha bir daha diyebiliyorsanız, içtiğiniz çay size bir derman
geliyorsa, yorgunluğunuzu alıp götürüyorsa o çaya herhalde “tavşan
kanı”ydı galiba dersiniz öyle değil mi?

 Her şeyde paranın ön plana çıktığı günümüzde, işletmecisinin
haberi bile olmadan karşılaştığınız “güzel bir hizmet”ten de söz
ediyor olsanız buna “reklam yapıyor” denebilir ama reklam, ücret
karşılığında yapılan tanıtımlardır oysa. Yazıyı yazarken içtiğim o
ücretsiz çayların “hakkı”nı teslim etmeyi de düşünüyor değilim.
Onlar, sadece bana değil ki tesislerine uğrayan herkese çayı
ücretsiz veriyorlar zaten. …… devamı için tıklayın

http://www.karadenizolay.com/haber/332-aktuel-haber-tirebolu39da-caylar-sirketten.html

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s